Yazar: Gülçin Sahilli

Aramızdan yer çekimini çıkarsaydın? Bir salonda bütün ışıkların ortasında, bütün gözlerin bebeğinde, kalça darbeleriyle aralanan havaydık. Darbukanın tek bir kadına itaat ettiği, örtülü saatlerdi. Rakkasın öptüğü peşrevde döndü ellerim. O ellerle kaç gece ömrünün dikenlerini temizledim. Ama işte nan almadan kör olunmuyordu. O da senin sanatındı. Büyücülükle sınanmaya dans ederken başlamadı mı kadın? Ayine fülfülü kurbandık. Serkeş susmasıydı dile oturan, konuşsak efsaneye göre şiir bedenlenip şairleri hak ettikleri gibi kılıçtan geçirirdi. Oysa ben sadece elden düşme eski bir rüzgara ahenk oluyordum. Çıplaklığın kutsandığı akşamüstlerinde üstümüz başımız geç kalmışlık kokardı. Yetişememiştik ikimizin baharına, erik dallarını ahir kuşu öpmüştü. Hangi hayvan seviştikten…

Devamını Oku